yeridir. Temenni ediyoruz ki Cenab-ı Hak, bizleri Risale-i Nur’dan ve sevgili Üstadımızdan ebediyen ayırmasın, âmin âmin âmin!

Ey kıymetli Üstadımız Efendimiz!

Siz, Kur’an ve iman hizmeti için her şeyinizi feda ettiniz. Maruz kaldığınız o kadar şedit zulüm ve işkencelere ve giriftar edildiğiniz çok musibet ve belalara karşı, son derece sabır ve tahammül ettiniz. Din ve İslâmiyet düşmanlarının şiddetli tazyiklerine rağmen vazifenizden aslâ vazgeçmediniz. Siz, mahkemelerde kalbinizde hiçbir korku hissetmeden İslâmiyet’i bilâ-perva müdafaa ettiniz. Ettiniz de böyle âlî ve saadet-i dâreyne kâfi ve vâfi eserler vücuda getirdiniz ve en büyük iman dâîsi oldunuz. Ve böylece bütün beşeriyete son bir defa olmak üzere din-i hakkı bütün azamet ve şümulüyle, olanca kuvvet ve şaşaasıyla tanıtmak ve yaymak ve tebliğ etmek vazife-i kudsiyesiyle muvazzaf bulunduğunuzu ilan ettiniz. Bu cihadınız size mübarek olsun!

Bu kudsî vazifeyi îfa ederken şefkatin şâhikasına yükseldiniz. Birkaç bîçarenin cennete girmesi için bütün kuvvetinizle cehenneme girmeye hazır olduğunuzu söyleyerek ve dünyada emsaline rastlanmamış ve engizisyon