بِاسْمِهٖ سُبْحَانَهُ
Gönüller fatihi Hazret-i Üstadımız Efendimiz!
Size, nasıl Hazret-i Üstadımız; Risale-i Nurlara da nasıl Nurlarımız, diyerek bütün mevcudiyetimizle inanmayalım? Hiç inanmamamıza imkân var mıdır? Evet, Hazret-i Üstadımız, nurlu yolunuzun Hazret-i Peygamberimiz Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm Efendimize gitmiş olduğunu, devamlı olarak Nurlarımızı okumakla anlamış bulunuyoruz.
Risale-i Nurların, Kur’an-ı Kerîm’imizin Hak kitabı olduğunu gösteren, bizlerin anlayabileceğimiz, düşünebileceğimiz hakikatlerin şemsinden başka bir şey olmadığına bütün dünya şahit olmuştur. Risale-i Nurlar âb-ı hayat tereşşuhatını ve şuâlarını, kararan ruhlara akıtmakla, içerisinde yaşadığımız asırda ve gelecek devirlerde insaniyete “Vazifene!” diye seslenen İlahî bir muallimdir.
Kur’an’ımızdan ve imanımızdan çok uzak bırakıldığımız devr-i sâbıkta, dalalet uçurumlarına yuvarlatılıp bilmeyerek ebedî hapislere

