Böyle bir eseri, dinsizlerin işkenceleri içerisinde ancak Bedîüzzaman yazabildi. Kadınlık âlemine büyük bir rehber oldu.”
Üstadımız! Siz, dinsizlerin çok olduğu böyle bir zamanda, sizi idam etmek için götürdükleri mahkemelerde Kur’an’ı ve İslâmiyet’i müdafaa ettiniz.
Mürşid-i kâmilin nasıl bir zat olacağını, Abdülkadir-i Geylanî (ra), Şah-ı Nakşibend (ra), İmam-ı Rabbanî (ra) Hazretleri gibi büyük zatların kitaplarından öğrenen kardeşlerimiz vardır. Bizler, en büyük bir üstadın, en büyük bir mürşid-i kâmilin şartlarını, hallerini, evsafını tamamen sizde buluyoruz, eserlerinizde okuyoruz. Mürşid-i kâmil ancak yukarıda bir iki vasfını arz ettiğimiz şekilde olan bir zattır. Biz ancak öyle olan siz gibi bir üstada ve eserlerine bağlanıyoruz. Çocukluğunuzdan beri istikametle geçen sizin hallerinizi çoklar aynen gördükleri gibi mahkemelerde de sizin haliniz ayân beyan oldu. Bunlar, sizin bu zamanda emsali olmayan eser sahibi en büyük bir zat olduğunuza delildir.
Sizin Risale-i Nur eserlerinize can ü gönülden itimat ediyoruz. Nur-u Kur’an’ı sevgiyle, muhabbetle okuyoruz. Siz bütün ömrünüzdeki

