İkinci Vecih: Rızka çalışmak bahanesini, ubudiyete mani tevehhüm ederek özür bulmak isteyenlere, gayet güzel bir cevap verir. Bu âyetten kinaye olan mana: “Bana ait olup, rızıklarını taahhüd ettiğim mahlukatıma rızık yetiştirmek için halk olunmamışsınız. Belki asıl vazifeniz ubudiyettir. Evamirime göre rızka çabalamak da bir ibadettir.” der.

Üçüncü Vecih: Sure-i İhlas’taki لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ âyet-i kerîmesini misal alarak “Rızık ve it’am kabiliyetinde olan eşya, ilah ve mabud olamazlar; mabudiyete lâyık değiller.” manasını beyan etmektedir.

Uykunun nevilerini, vakitlerini ve sünnet-i seniyeye muhalif ve muvafık uyku zamanlarını beyan eden mühim bir mektub:

Yatsı namazı tesbihatından sonra اَلْفُ اَلْفِ صَلَاةٍ وَاَلْفُ اَلْفِ سَلَامٍ عَلَيْكَ يَا رَسُولَ اللّٰهِ cümlesini okurken; bu dünya hanesini şenlendiren, ünsiyetlendiren, nurlandıran şahsiyet-i maneviye-i Muhammediyeyi nasıl müşahede ettiğini ve onun getirdiği nur ve hediyelere karşı şâkirane bir mukabele olarak bütün cin ve insin ona hadsiz salât ü selâm getirmeleri lâzım geldiğini ifade eden gayet latîf bir mektub:

Hazret-i Muhyiddin’in Vahdet-i Vücud meşrebini şimdiki insanlara telkin etmekte üç mühim zararın bulunduğunu beyan eden gayet mühim bir mektub:

Yine Muhyiddin-i Arabî ve Vahdet-i Vücud hakkında münakaşa mevzuu olan bir suale verilen ilmî, mücmel bir cevap:

Bir bayramda, gayr-ı meşru dairede gülüp eğlenen elli zavallının, elli sene sonraki hallerini nasıl müşahede ettiğini beyan eden gayet güzel bir ibret levhası:

Nefs-i emmareye uymanın zararlarını ta’dad ederek, nefse şiddetli bir tokat mahiyetinde tesirli bir yazı:

Kısa bir zamandaki küfre mukabil hadsiz bir cehennem azabının nasıl hakiki adalet olduğunu beyan eden mukni bir cevap: