Evet o dağ, arzdır. Miskin adam da fakir insandır. Zelzele de zeval ve firaktır. Dere de kabir ile âlem-i berzahtır. O makine (havas ve cihazat ve letaif âletleriyle mücehhez) senin vücud-u hayattarındır. Görüyorsun ki bunlar bozuluyorlar, faydasız gidiyorlar.
Satın almak isteyen, senin Hâlık’ındır. O Hâlık’ın, Resulü vasıtasıyla der ki:
“Şu emanetimi güya senin malın imiş gibi bana sat tâ zayi olmasın. Hem zararlı bir surette fena bulmasın. Sen bâki ve meyvedar bir surette o malına tekrar kavuşabilesin. Hem o hayat içindeki cihazat ve letaif benim namım ve hesabımla istimal edildiği vakit, nihayetsiz kıymettar ve hadsiz semerat-ı bâkiye verecek.”
İşte o mizanlar ve âletler ise letaif ve havass-ı insaniyedir.
Mesela göz, Allah hesabına istimal edilse şu kitab-ı kebir-i kâinatın bir mütalaacısı ve şu müzeyyen mevcudatın bir seyircisi ve şu masnuatın çiçeklerinin bir arısı olarak ibret ve marifet ve muhabbet şehdinden yani balından nur-u şehadeti kalbe akıtıyor. Eğer nefis hesabına istimal edilse zâil, fâni bazı mehasini seyretmekle heves ve şehvetin âdi bir hizmetkârı olur.

