ve şuun-u mukaddesesini fehmetmektir. Mesela nasıl ben, cüz’î ilim ve irade ve iktidarımla bu evi böyle muntazam yaptım ise bu kasr-ı âlemin bânisi de kasr-ı âlemin büyüklüğü nisbetinde kadîr ve alîm ve hakîmdir.
Sekizincisi: Şu mevcudatın her birinin kendine mahsus bir lisan ile söylediği tevhid ve rububiyet-i Sâni’e dair kelimatını fehmetmektir.
Dokuzuncusu: Acz ve fakr derecelerinin emsaliyle, kudret-i Sâni’in ve gına-yı İlahiyenin derecat-ı tecelliyatını anlamaktır. Nasıl ki açlığın dereceleri nisbetinde ve ihtiyacatın envaı miktarınca lezzet-i taamın enva-ı derecatı anlaşılıyor. Öyle de gayr-ı mütenahî acz ve fakrın ile Sâni’in gayr-ı mütenahî kudret ve gınasının derecatını fehmetmektir.
Hem senin gaye-i hayatın bunlar olduğu gibi mahiyet-i hayatın da şunlardır:
1- Âsâr-ı esma-i İlahiyenin garaibinin fihristesi,
2- Şuun ve sıfat-ı İlahiyenin fehmine bir mikyas,
3- Âfakî âlemlere bir mizan,
4- Âlem-i kebirin bir enmuzeci,
5- Kâinatın bir haritası,

