بِاسْمِهٖ وَاِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهٖ

اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ

Ciddi, sıddık, dikkatli, hakikatli kardeşim Re’fet Bey!

Cenab-ı Hak, yeni hayatınızı mübarek eylesin ve refika-i hayatınızı hayat-ı ebediyenizde, Otuz İkinci Söz’ün Üçüncü Mevkıf’ının âhirlerindeki Üçüncü İşaret’te, refika-i hayata dair vâde ve sıfata mazhar eylesin, âmin!

Bu defaki mektubun çok güzeldir. Arkadaşlarının fıkraları içerisinde “Yirmi Yedinci Mektup” içine dercedeceğim. Ara sıra yazı ile meşgul olsanız iyi olur. İnşâallah yeni hayatınız size risalelerin hakaikine karşı yeni bir şevk uyandıracak.

Kardeşim! Sen, Hüsrev, Âsım nazarımda çok kıymettarsınız. Cenab-ı Hak sizleri ve sizin gibileri Kur’an hizmetinde sabit-kadem ve fedakâr ve kemal-i sadakatte daim ve muvaffak eylesin, âmin!

Orada Şeyh Mustafa, Lütfü, Rüşdü gibi kardeşlerime çok selâm ediyorum.

اَلْبَاقٖى هُوَ الْبَاقٖى

Kardeşiniz

Said Nursî

***

بِاسْمِهٖ وَاِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهٖ

اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ

Aziz, sıddık, ciddi, samimi âhiret kardeşim ve hizmet-i Kur’aniyede çalışkan bir arkadaşım Re’fet Bey!

Mektubunuz beni mesrur etti. Biliniz ki iki sene evvel mabeynimizde hararetli bir uhuvvet başladı. Sonra bazı arızalarla ileri gitmedi. Müjde şimdi ileri gidiyor. Çünkü Hüsrev bana yazdığı mektubunda, senden çok memnun olduğunu, Barla’dan döndükten sonra seni istediğim tarzda bana gösteriyor.