Kardeşlerim! Sizin zekâvetiniz ve tedbiriniz, benim tesanüdünüz hakkında nasihatime ihtiyaç bırakmıyor. Fakat bu âhirde hissettim ki Risale-i Nur şakirdlerinin tesanüdlerine zarar vermek için birbirinin hakkında sû-i zan verdiriyorlar tâ birbirini ittiham etsin. Belki filan talebe bize casusluk ediyor, der tâ bir inşikak düşsün.

Dikkat ediniz, gözünüzle görseniz dahi perdeyi yırtmayınız. Fenalığa karşı iyilikle mukabele ediniz. Fakat çok ihtiyat ediniz, sır vermeyiniz. Zaten sırrımız yok fakat vehhamlar çoktur. Eğer tahakkuk etse bir talebe onlara hafiyelik ediyor; ıslahına çalışınız, perdeyi yırtmayınız.

Sizin hususan Isparta medresesindeki tesanüdünüz hem Risale-i Nur’u hem şakirdlerini hem bu memleketin yüzünü ak etmiş. Ve her tarafta Risale-i Nur’a çalıştıran ehemmiyetli bir sebep, tesanüdünüzdür ve şevk ve gayretinizdir. Cenab-ı Hak sizleri bu hizmet-i imaniyede daim ve muvaffak eylesin, âmin âmin!

Umum kardeşlerime taife taife, birer birer selâm ve dua ve dualarını rica ediyoruz.

Said Nursî

Yangın hakkında Üstadımızın yazdığı hakikate

kat’î kanaatimiz geldi, gözümüzle gördük.

Osman, Mehmed, Hasan, Ceylan ve yardım eden İbrahim

***

Aziz kardeşim!

Senin mektuplarını iyi gördüm. Fakat şimdiki gazeteciler ve baştakiler, hakikatleri tam takdir edemiyorlar. Hem Risale-i Nur yalvarmaz, onlar yalvarmalı ve aramalı ve kıymetini takdir edip müşteri olduktan sonra onların yardımını kabul eder.

Hem şimdi nazar-ı dikkati Risale-i Nur şakirdlerine celbetmemek münasiptir diye düşünüyorum. Fakat yedi sene Harb-i Umumî’ye bakmayan ve yirmi beş sene gazeteleri okumayan, dinlemeyen bu kardeşinizin fikri, bu meselede sorulmaz. Asıl fikir sahibi, sizler ve Risale-i Nur’un has şakirdleri ve müdakkik nâşirleri meşveretle