cevab-ı savablarınızı bekler, Allah’a emanet eylerim, bizim bir tane Sahibü’n-nur ve’l-azm ve’l-irade ve’l-irşad Efendimiz Hazretleri.

اَلْبَاقٖى هُوَ اللّٰهُ

Yâr-ı gârınız, münteha-yı zirve-i hiçîde

biricik abd-i gubar

Osman Nuri

***

Üstadın Emirdağ’a Gidişi

Üstad Said Nursî, Afyon Hapsinden tahliye edildikten sonra, yanındaki talebeleriyle beraber Emirdağ’a gitti. İki sene kadar Emirdağ’da kaldı. 1371 yılının muharrem ayında Eskişehir’e geldi ve bir buçuk ay kadar Yıldız Otelinde ikamet etti. Üstadın bu gelişi manidar idi. 1950’ye kadar nefyedildiği mahallerden hiçbir yere çıkmamıştı, esasen çıkmasına müsaade edilmemişti. Çok zaman, yakın bir köye dahi gidemiyordu.

Üstad, Eskişehir’de müştak talebeleri ile görüşmüş, Risale-i Nur’un yeni ve taze meyveleri olan genç Nur talebeleri ile konuşmuş, bir derece hayat-ı içtimaiye ile alâkadar olmuştu. Orada her sınıf halktan talebeleri kesretle bulunduğu gibi askerler içinde bilhassa havacılardan pek çok Nur talebeleri vardı. Bunların her birisi imanlı ve yüksek ahlâk sahibi olup şecaat-i milliye-i İslâmiye ile serefraz, ihlaslı, kalpleri muhabbet-i Nebeviye ve cihan-değer hizmet-i İslâmiye ve vataniye ile meşbu’ kimselerdi.

***

Bir müddet sonra Üstad, Eskişehir’den Isparta’ya gitti ve yetmiş gün kadar orada kaldı. Bu sırada İstanbul’daki faal talebeleri, Gençlik Rehberi’ni tabettirmişler, bu yüzden Üstad aleyhine dava açılmış ve Üstad mahkeme için İstanbul’a çağrılmıştı.

Üstad Isparta ve İstanbul’da iken “Nur Âleminin Bir Anahtarı” ismiyle neşredilen tevhid hakkındaki bahisleri yazmış ve mektup olarak talebelerine göndermişti ki bu bahisler çok kıymettar birer tevhid hazinesi hükmündedir.

***