Onuncu İşaret: İblisin kendini kendine tabi olanlara inkâr ettirmek suretindeki desise maskesini yırtarak (iblisin) pis ve mülevves yüzünü gösterip, vücudunu ispat eder.
On Birinci İşaret: Ehl-i dalaletin şerrinden kâinat kızdıklarını ve anâsır-ı külliye hiddet ettiklerini ve umum mevcudat manen galeyana geldiklerini, Kur’an-ı Hakîm mu’cizane ifade ettiğine dair merak-âver bir beyandır.
On İkinci İşaret: Dört sual ve cevaptır. “Mahdud bir hayatta mahdud günahlara mukabil hadsiz bir azap ve nihayetsiz bir cehennem nasıl adalet olur?”
Hem “Şeriatta denilmiştir ki: Cehennem, ceza-yı ameldir fakat cennet, fazl-ı İlahî iledir. Bunun hikmeti nedir?”
Hem “Seyyiat intişar ve tecavüz ettiğinden bir seyyie bin yazılmak, hasene bir yazılmak lâzım gelirken seyyienin bir, hasenenin on yazılmasının sırrı nedir?”
Hem “Ehl-i dalaletin kazandıkları muvaffakıyet ve gösterdikleri kuvvet, ehl-i hidayette bir zaaf ve hakikatsizlik olduğundan mıdır?” diye dört suale gayet kısa ve kuvvetli dört cevaptır.
On Üçüncü İşaret: Üç noktadır.
Birincisi: Şeytanın en büyük bir desisesi, hakaik-i imaniyenin azameti cihetinde, dar kalpli ve kısa akıllı ve kāsır fikirli insanları aldatmasına mukabil, tamamıyla şeytan-ı cinnî ve insîyi de susturacak bir cevaptır.
İkinci Nokta: Şeytan, kusurlu insana kusurunu itiraf etmemek ile istiğfar ve istiaze yolunu kapayıp, enaniyeti tahrik ederek, avukat gibi nefsini müdafaa ettirir. Âdeta nefsini taksirattan takdis ettirmesine mukabil, herkesi ikna edecek bir cevaptır. Kusurunu görmemek, o kusurdan daha büyük bir kusur bulunduğunu ve kusurunu görmek, kusuru kusurluktan çıkarmak olduğunu beyan eder.
Üçüncü Nokta: İnsanın hayat-ı içtimaiyesini ifsad eden en mühim bir desise-i şeytaniye “Mü’minin bir tek seyyiesiyle hasenatını örtmek” ile o mü’mine karşı adâvet ettirmeye mukabil, mizan-ı ekberde adalet-i mutlaka-i İlahiyenin tecellisindeki düstur ile herkese lüzumlu, hususan hadîdü’l-mizaç ve müşkül-pesend insanlara, kıymettar ve haklı ve kuvvetli bir cevaptır.

