Sâminen: Mün’im-i Hakiki’nin maddî ve manevî nimetlerin lezaizi ile insanı perverde etmesine mukabil, fiil ve hal ve kāl ile hattâ elinden gelse bütün havassı ve letaifi ile o Mün’im-i Hakiki’ye şükür ve hamdetmektir.

Tâsian: Celil-i Mutlak’ın (celle celalühü) ve Cemil-i Mutlak’ın (azze cemalühü) kâinatın mezahirinde ve mevcudatın âyinelerinde kibriya ve kemalini, celal ve cemalini izhar etmesine mukabil; tekbir ve tesbih ile ve mahviyet içinde ubudiyet ile ve hayret ve muhabbet içinde secde ile mukabele etmektir.

Âşiren: O Rahman’ın rahmetinin derece-i vüs’atini ve servetinin derece-i kesretini ve itkan ve intizam içinde cûd-u mutlakını göstermesine mukabil, tahmid ve tazim içinde iftikar ile sual etmektir.

Hem sanatının letaif ve antikalarını sath-ı zeminde teşhir etmesine mukabil, takdir ve tahsin ve istihsan ile mukabele etmektir.

Hem şu kasr-ı kâinatta, taklit edilmez sikkeleriyle ve ona mahsus hâtemleriyle ve ona münhasır turralarıyla ve ona has fermanlarıyla bütün mevcudata damga-i vahdet koymasına ve âyât-ı tevhidi nakşetmesine ve aktar-ı âfakta bayrak-ı vahdaniyetini ilan etmesine