rahmete fakr ve ihtiyacını hissettikçe, lezzet-i saadeti tezayüd eder. Böyle fakire, fakir namı ağır gelebilir fakat اَلْفَقْرُ فَخْرٖى bu sırra işaret eder.

Hem Kur’an-ı Kerîm’in verdiği zâd ve takva ile ve nur-u hidayetle, zulümat-ı berzah ve ehval-i haşir âsân olur. Ve o vesika-i Kur’aniye ile insan, bin senelik bir yolu bir günde kat’ eder.

Ey gafil! Eğer ölümü öldürebilirsen, zevali dahi dünyadan izale edebilirsen ve acz ve fakrı beşerden kaldırabilirsen ve kātıu’t-tarîklik yapmak için zîhayatın hususan insanın ebede giden yolunu seddedecek bir çare bulmuşsan, dinden istiğna ve dinin şeairini terk etmeye insanları davet edebilirsin.

Yoksa ey sersem! Sus, Kur’an-ı Azîmüşşan’ın dediğini dinle.

Evet bu beş emir, beş âyât-ı uzmadır. Ra’d gibi müthiş sadâlarıyla

فَلَا تَغُرَّنَّكُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا وَلَايَغُرَّنَّكُمْ بِاللّٰهِ الْغَرُورُ

âyetini okuyorlar ve